Maksimalizm’in neşeli, coşkulu sularında yüzeceğiz bu ay. Farklılıkların bir araya gelerek estetik bir bütünlük oluşturduğunu savunan bu akım, uzun zamandan beri çok popüler. Dekorasyona da yansıyan bu zor stilin en güzel örneklerini sizlerle paylaşmadan önce, Türkiye’nin moda duayenlerinden Cemil İpekçi’nin maksimalist dünyasına konuk oluyoruz. “Doğa maksimalisttir, minimalizm doğada yoktur,” diyen Cemil İpekçi, stilini tanımlarken, 70’li yıllardan bu yana maksimalist bir tutumla tasarımlarını gerçekleştirdiğini söylüyor. (syf 33.)
Peki eklektisizm ile maksimalizm arasında nasıl bir fark var? Maksimalist tasarımda, aşırılık kusur değil bir erdemdir. Cesur renklerin, lüks dokuların ve karmaşık bdesenlerin birlikteliğini hayal edin. Bir başka tanımlamayla; maksimalizm, minimalizmin asi kardeşidir de diyebiliriz. Örneğin duvarları canlı renklerle boyanmış bir oturma odası, tıpkı kapak evimizde olduğu gibi koyu zümrüt yeşili bir kanepe ve mücevher tonlarında yastıklarla tamamlanabiliyor. Altın vurgularla, zengin, desenli duvar kağıdının oluşturduğu bir fonda parıldayarak, ihtişam saçan lüks bir deneyim yaşatıyor. (syf. 106.) Maksimalist tasarım, kişiliğin yaşam alanlarına yansıması gerektiğine inanan bir akım. O nedenle benzersiz ve kişiye özel mekan tasarımlarının en önemli yollarından biri olduğu düşünülür. Çünkü bu akımın formülleri ve öğrenilmiş doğruları yoktur. Maksimalizm uzun bir opera ise eklektik tasarım, kısa parçalardan oluşan bir müzik dinletisidir. Şık, modern sehpanın yanındaki eski deri sandalyenin yerleştirildiği rahat bir oturma alanını hayal edin. Zeminine eski Fas halısı serilmiş ve duvarları çeşitli sanat eserleriyle süslü. Seyahatlerden toplanan objeler ise mekanda sizin hikayenizi anlatıyor. Eklektik tasarım, kusurluluğun cazibesini kucaklamak, alışılmamış olanda güzellik bulmak ve hayat deneyimlerinizi bir küratör gibi yaşam alanına aktarmak anlamına geliyor.
Çağdaş yaşamın, tüm insanları aynı potada buluşturma eğilimlerine inat, farklılıkların vurgulandığı ve kişiye özgü kimliklerin, deneyimlerin kendi hikayelerini anlattığını savunan özgürleşmeleri sayfalarımıza taşıdık. Bilinen doğrularla öğrenilmişlerin, görece güzellik kavramlarıyla çürütüldüğü bir dünyanın çok daha renkli ve zevkli olduğunu savunan örneklerle yeni yıla giriyoruz.